|
Perşembe, 10 Ocak 2008 |
Bugünkü toplantıda bir not tuttum ki sormayın..!?
Hehe sormamanızı gerektiren ilk defa bir Hangar toplantısında not tutuyor olmamdan geliyor. Haha, yakında toplantıların tüm kontrolünü elime geçericeğim, nihahaha.. Çok eğlenceli olacak :)
Neyse susayımda yatayım ben bi. Sabah olada toplantı notlarını temize geçip e-posta grubuna atıvereyim...
İyi geceler şimdi bana, sizede :P
|
|
|
Salı, 20 Kasım 2007 |
Dıbıdı dıbıdı dııı bııı dıbıdı dıbıdı dıııı bııı :)
Hangar'ın ve Gepgenç'in birinci yıllarını beraber kutluyoruz :)
Mekan araştırması, içki sponsorluğu, basılı malzeme bütçesi, DJ'ler :) Ve daha neler neler :)
Anladığınız
gibi bu iş bana kaldı :) Eeeee benim düzenlediğim doğum günü partisi
nasıl olur bilemem ama :) İşte prenseslere layık olur herhalde :)
Neyse... 5 Aralık'ta herkes gelsin :) Çok eğlendireceğim sizleri :)
Mekan yarın kesinleşiyor :)
Herşey çok güzel olacak :) Oleeeyyyy :)
Aslında
önceki pazar bir toplantı yaptık ki sormayın neredeyse herkes çekip
gidecekti :) Ben Derya'yı ağlattım, sonra da sussun diye yalvardım :) O
da bana bu partiyi verip kapağımı kapadı :) Artık ne yapalım, yaptığım
her şeye katlanacaksınız :)
|
|
|
Çarşamba, 07 Kasım 2007 |
Bu aralar haberler hızlıca değişiyor... Artık elimizden geldiğince bol bol kültür sanat alanında güncel haberleride buraya taşımaya çalışıyoruz, e nediyelim hayılısı olsun.. ayrıca desteğinden dolayı da Çağdaş arkadaşıma teşekkürler :)
Birde bekleyin, çok yakında yeni etkinliklerle karşınızda olacağız =)
e saatte geç olmuş yatayım artık ben.
|
|
|
Şenlikte ikinci güne girerken... |
|
|
|
|
Cumartesi, 01 Eylül 2007 |
Buraya ne yazayaım diye düşünürken demin ekipteki guruba attığımız epostayı kopyalayıp yapıştırmak geldi aklıma =)
Ahanda yapıştırıyorum;
gun basladi saat 11 gibi bizim icin (derya, oznur, vefa, nesli, ben) dunden kalan kurabiyeler ve fincan fincan caylarimizla karinimizi doyurduk. ya da doyurmaya calistik. o sirada kardesimde geldiz zaten dun gece eve gitmedigimden yedek pantol ve tisort destegi ile... sonra iki adim uzaka olan karakediye dogru yola cikitik..neyse simdi karakedideyiz yine cok degiliz ama toplanti basladi 10 dakka once;
demin asli'daydi sira sonra ben konustum simide sevda anlatiyor derdini izlenimlerini.. tamkarsimda derya sol caprazimda da kucuk asli. onun devainda vedat. sag tarfimda sayman aslidan sonra kardesim erol yaninda nesli, devaminda guven onun arkasinda hasandah aileride daniel ve ragip. ufak bi degerlendime ve izlenim paylasimindayiz.. ve bugun icin dunku deneyimlerimizden faydalanarak bugun nelere dikkat etmemiz gereknler konusunda bbirseyler yazip ciziyor. biraz sanirim organizasyon ekibi konusunda sIkIntImIz varki aziz.. bu kadar az insanla u kadar isina ltindan nasi kalkiyoruz anlamak guc gercekten...
neyse ben en iyisimi toplantiya donum azicik. yoksa surekli kafam bu monitore bakarken tam karsimda kizil jenaratorden elektrik soku alabilirm q;
hadi selametle. hepimize guc kuvvet dilemekle berbaer egleneli ve sorunsuz bir gun umuyorz =)
en iyisimi cayimi sogutmadan onunla da ilgilieyim.. =)
karakedi
|
|
|
Pazar, 19 Ağustos 2007 |
|
Bu bölümde buraya kadar bulunan mesajlar, blogger da bulunan mesajlardı. Artık bu yazı ile buna son veriyor ve burayı kullanmaya başıyoruz.. Dileyen herkes yazabilir. Gelelim Bugüne;
Bugün nede güzel 7'de kahvaltı yapmışım, sonrada uzanmışım ve uyuya kalmışım. Gözlerimi açmama sebep olan ses telefonuma gelen sms sesiydi ve mesaj ise Derya'dan dı. "Tünel'de buluşalım dermiş 12'de... Hemende cevap beklermiş." Geliyorum dedim gönderdim cevabımı, sonrada uyumaya devam... Gözümü açtığımda pek gecikmiş sayılmasamda 40 dakika rotarlı vardım tünele... Kılıçalp kadeşler =) bizi beklerlermiş... Sonra aramıza Didem'inde katlımasıyla afişlerimizi alıp bölündük gruplara. İstiklal'de ve Beşiktaş'ta afişlerimizi asmak üzere.
Bir süre sonra tek başıma kalınca o rüzgarlı havada hem afişi zaptedip hem koli bandını kullanmayı bilmek mesele olasada (ki zaman zaman bant ile hedefi tutaramadım ;p afişlerin ortasında, sağğında solunda anlamsız bantlar bitiverdi) 15 kadar afiş yapıştırdım sanırım... Daha'da yapışırdı ama yetişmem gereken bir işim vardı, sonra nede olsa asmaya devam...
Heyecan gittikçe artarken,
Bizi izlemeye ve dinlemeye devame edin :)
Hangar'dan bugünlük bu kadar...
|
|
|
Yazar Aslı Kılıçalp
|
|
Pazartesi, 11 Aralık 2006 |
|
Öyle bir Hangar hayal ediyorum ki; sanatın sadece
acı çekmeyi, hüznü, kederi yansıtan eserler yaratmak olmadığı, gözle görünenin
içinin de görüldüğü, dokunma, tatma hissi uyandıran, yaşamı yansıtan
farklılıklarla, oyunlarla, heyecanlarla küçük maceralarla keşiflerle dolu,
şelale gibi, gün batımı gibi, anne - bebek göbek bağı gibi, aşk gibi...
Öyle
bir Hangar hayal ediyorum ki; zaman makinesiyle 150 yıl sonraya gitme imkanım
olsa Hangar Sanat'ın 2000'li yılların Rönesans'ını yarattığını, bir devrin
bittiğini başka bir devrin yaratıldığını yazan tarih kitaplarında
görmek...
Kansız devrim, sanatla devrim...
Duvarlarında kulakları olan ve
iyi dinleyen, iyi anlayan bir Hangar...
Yıllar sonra da iyi anlatan...
|
|
|
Yazar Serhat Filiz
|
|
Cumartesi, 02 Aralık 2006 |
|
Sokaktaki adam,köşedeki
kasap,her gün ekmek aldığımız ama yüzünü hatırlamadığımız fırıncı çırağı,tv deki
haber spikeri yada içimizden biri...Hangimiz şahit olduğumuz tatsız bir durumda
suçu sisteme atmıyoruz ki ? Sürekli yakınıp duruyoruz şöyledir böyledir diyerek
konuşuyoruz.Bu adeta,bir yerimiz ağrıyınca ağrı kesici almak kadar sıradan bir
şeye dönüştü.Şu hep beğenmediğimiz sistem bir lağım ızgarası gibi.Sana
yutturduklarını hazmedersen ızgaradan geçip lağıma karışıyorsun ve bulunduğun
ortama ayak uydurmak zorunda kalıyorsun.Ancak asıl olan bir şey var...sistemi
sürekli eleştirmek değil de onun doğru uygulanmasını yada değişmesini sağlamak
için harekete geçmektir yapılması gereken.Bizim işimiz sanat çığırtkanlığı yada
cambazlığı olmamalı,Günümüz sanat dünyasında, herşeye bulaşan bu sistem
yanlışlığı sanatı da etkilemiş durumda derinden.Reklamdaki gibi siyah cerceve ye
resım mıs gıbı bakıp da sayfalarca eleştırıler yazan sanat eleştırmenlerı ıle
dolu her yer...Resim boş işte,bunu görmek o kadar kolay ki..VAn gogh yasarken
resımlerı 5 para etmedi...Deli gözüyle bakılan adam ancak çok sonra sanatcı
unvanına kavustu.Diyeceğim şudur ki : su an bızım utopya gıbı gordugumuz bu
olusum,ılerıde bır tarıhte az once verdıgım ornek gıbı anılabılır,anılacaktır
dıye umuyorum.Ama su da var : elestırdıgımız sıstemden yararlanmayı da
bılelım,vizyon la ilgili aslında herşey,vızyonumuz genıs tutalım.Bunun için
disiplini esas almalıyız.Logomuza baktığımda bu beni heyecanlandırıyor ve aklıma
şöyle bir görüntü geliyor :bundan yıllar sonra bir yaz gecesi..cok
kocaman bır acık hava platformunda bınlerce ınsan toplanmıs.Dev sahnede bır grup
var,muthıs calıyorlar.Insanlar eglenıyor.Dansedıyorlar,konusuyorlar,bunu
yapmayanlar da aıt oldukları yerde oldukları ıcın mutlu lar ..ama herkesın
suratında o hınzır ıfade " evet yaptık " diyen." Bunu biz yaptık,yapabildik "
diyen.KAmera bıraz gerılıyor ve alana genıs acıdan baktıgımızda danseden
ınsanların arasından buyukce bır projektörden cıkan bır ışık lacıvert gokyuzunde
ay gibi parlıyor.Hangar ın logosu...dönüp duruyor ve yansıması boğazın sularında
dansediyorO platformda bulunan insanlar şu hepmızın eleştırdıgı sıstemın
ERROR ları.Sıstemın hata gıbı gordugu ama aslında asıl sıstemı olustaracak yenı
kusak sıstem bireyleri..hangarcılar. Bunu basarabılırmıyız bilmiyorum ama
en azından başarmak için mücadele vermek yada birşeyleri başlatmak ilk başlarda
iyi ama uzak bir fikir gibi gelmişti.Şimdi de çok saçma sapan ama bana kendimi
çok iyi hissetmeme neden olan garip özgüvenimle bunu yapabileceğimize
inanıyorum..Toplantılarda karşılaştığım arkadaşlarımın da en az benim kadar
heyecanlı olduğunu görmek mutluluk verici..Daha da hızlanalım.Hep beraber
sistemin ortasına " SYSTEM ERROR " yazdıralım.Ama bunu yazdırmak için de,eskı
sistemin yerine koyacağımız yenisini, çalışan ve evrensel normlarda olan yeni
sistemi, çok önceden oluşturmak gerekli.Bu da başka bir konudur...
|
|
|
Yazar Ragıp Zık
|
|
Pazar, 19 Kasım 2006 |
|
Hangarcilik
kultur - sanat, yersiz yurtsuzluk, alternatif ve politika uretmek, karsi ve yana olmak, dinamizm, eglence, destek, katilim, birliktelik... bunlar Hangar'i ilk duydugumda kulagimda kalan kelimelerden bazilari. Sanatci olamamak bazen bir eksiklik hissi, ama sanatin uretiminde yer almak yine de mumkun mu? sanati takip edip tuketmenin yaninda, sanati bir yol, bir yontem haline getirmek ve uretimine destek vermek...
Hangar bir sosyal icerilme projesi mi disarida kalanlara kucak acan, ya da sanatin disinda kalmis bir avuc insancigin sanat hayalleri mi, yoksa sanat olmazsa olmazcilik mi? Sanat icin heyecan duymak, muhalif mekan cabasi, "kultur" kelimesini incelemek... Hangar... hepsi mi?
bunlarin tumune hepimizin ayri cevabi olduguna gore Hangar bir soru, bir cikis noktasi hepimizi elestirel olmaya davet eden, surekli sorgulayan, ama cevaplari disarida birakmayan. Ifade insanin butunlugunun bir parcasi; ozgur olsun, sinirsiz olsun...yolu ise sanat olsun!
|
|
|
Yazar Hasan Can Sandal
|
|
Cumartesi, 18 Kasım 2006 |
|
derya: ya hasan, senle bişi konuşcam
hasan can: söyle derya
d: ya benim kardeşim hangar sanat diye bişi kuruyor. ... böle .... böle ... böle ... sende katılırmısın
hc: iyi de siz benim en büyük hayalimi nerden biliyosunuz ya
durum böle, bizim ilk hangarsal dialogumuzda ben bi kıpır kıpır oldum ki sormayın. ulan kaç yıldır düşünüyorum ve hep gözümde öle büyük geliyor ki, korkular ve deneyimsizlikler hep sindiriyor beni. e hazır bunları hiç düşünmeden büyük bi özveriyle zıplamış işin içine sevda, banada biraz belki hazıra konmak düştü.
şimdi çığlık atma zamanıdır. öyle bi çığlık atalım ki bazısına ninni tadında gelsin bazına ölüm korkusu salsın. baskılara zulümlere imkansızlıklara yoksulluklara saçmalıklara savaşlara karşı atalım çığlığımızı.
saygı sevgi sepet sepet
|
|
|
Yazar Serhat Filiz
|
|
Pazartesi, 13 Kasım 2006 |
|
Hangar nedir yada ne olmalıdır ? bunun için önce
Sanat ne demek ona bir bakalım.
Sanat nedir sizce ? Kimine göre Rönesans dan
fırlayıp gelmiş dini ikonalar,kimine göre siyah beyaz bir fotoğraf,kimine göre
Osman Hamdı nin kaplumbağa terbiyecisi,kimine göre Andy Warhol ün salyalı “ DİL
“ i (Rollıng stones grubunun logosu olmuştur aynı dönemde,ve hala),kimine göre
bir melodi,kimine göre bir taş, kimine göre…
Bir duruştur.İsyandır.Marjinal
bir kırmızı noktadır grilerin arasında.Sanat : sana – inat tır.Tüm – izm lere
(emperyaliz,kapitalizm..) ,tüm – lıklara ( ırkıçılık,adam
sendecilik,kayırmacılık..),tüm – ist lere (narsist,faşist,sadist..),inat bir
duruştur.Sınırı ancak kendi hayal gücünüzle sınırlıdır.Marcel Duchamp ın Pisuar
ı da sanattır.Kim onun hayal gücünü ölçme yetisine sahiptir ki ? Google da
aratın Marcel Duchamp ı ve onun keskin,sıra dışı ve net sanatıyla
yüzleşin.Sanat,maalesef kaybettiğimiz öznemizin,bu kayboluş içindeki varoluşunun
bir onayıdır. Sanat yararlı birşey değildir,bilakis zarar
verir.Hastalıktır.Bir yararının olmaması onu sanat yapar.Sanat,yararsız ve
gereksiz olanla ilişki kurabilme hakkıdır !
Sanatı Çin den ucuza
getirtemezsiniz.Laboratuarda yetiştiremezsiniz,o kendi çıkar gerektiği zaman
gereken yerde.Antik güzellikten, sıradana geçiştir.Yaralar açan,yaralara kabuk
bağlatandır.Arapça dan gelir kökü. San-a , insanın akıl ve becerisini kullanarak
yaptığı iş demektir Arapça da yine.
Sanatın ölçüsü,eni,boyu olmaz.Hiç bir
makam yada kişi” bu sanattır yada değidir “ diyemez.Sanat kim için yapılır ?
alıcısı kimdir bunu bilmem ben…Nevizade de bir meyhanedir sanat.yarattığı etki
olarak ;söylenmiş en güzel söz yada en büyük yalandır.Sebepsizce dönüp
gitmektir.Picassonun kübik eselerindeki çirkinliktir.Leonardo nun ,hepimize
vali nin karısı diye yutturduğu aslında kendi sureti olan Mona Lisa dır.Fikret
Mualla nın,Fransa daki evinin alt katında yaşayan polis komşusunun akşam yemeği
masasına sırf ondan hoşlanmadığı için hacetini gidermesidir.
Böyle yazması
kolay,ama yapılması zor olan şeydir sanat.Kalabalığın içindeki sessiz
haykırıştır.Bende varım demektir.İstiklal de gitar çalmaktır,ben sanatçıyım
dememek de sanattır.
Vesaire vesaire…
Hangar bunların hepsinden küçük
küçük parçalar taşıyan bir bütün olmalıdır.Komplekssiz insanların,hadi sanat
yapalım dan çok,sanatı tanıtalım,anlatalım,toplanalım demek için bir araya
geldiği platform olmalıdır.Kişisel kaygıların yada dürtülerin konuşmayacağı,yer
olmalıdır.
Hangar nedir biliyormusunuz ?
Hangar: tek tek yenemediğimiz
güçlükler karşısında VOLTRAN ı oluşturmaktır
Haydi oluşturalım şu voltran ı
artık,çekelim işin kılıcımızı
Vakit geçiyor.
|
|
|