| Barış Panayırı |
|
|
|
| Pazartesi, 05 Mart 2007 | |
|
2003 yılından bu yana Irak'ta yaşanan savaş ve işgale karşı kampanya yürüten Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (BAK), aralarında Mimarlar Odası, Makine Mühendisleri Odası, Diş Hekimleri Odası, Karşı Sanat, Birgün Gazetesi, Açık Radyo, Yaşam Radyo, Leman Dergisi, Yeşiller, Greenpeace, Müjdat Gezen Sanat Merkezi, Toplum Gönüllüleri Vakfı, Kadıköy Kent Konseyi, Hangar Sanat Derneği gibi çok çeşitli oluşumların bulunduğu geniş bir düzenleyici grubuyla birlikte 9-10-11 Mart tarihlerinde Kadıköy İskele Meydanı'nda kurulan çadırda Barış Panayırı düzenledi. Panayırın amacı savaşın ne olduğunu insani duyguları sömürmeden, şiddeti dışlayarak ama insanların, kentlerin, kültürel dokunun ve yenilenemez bir tarihsel mirasın yok oluşuna dikkat çekerek anlatabilmekti.
Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu panayırın ana temasını ve yapılış amacını şöyle özetliyor:
Bu sene, Barış Panayırı'na bir üst başlık belirlemeye, "Bağdat-İstanbul" başlığıyla iki kent arasında bir köprü kurmaya karar verdik. İşgal öncesi ve sonrası Bağdat'ın nasıl bir yer olduğunu anlatalım, İstanbul benzer biçimde işgal edilse ne olurdu sorusunu zihinlere taşıyalım, Irak'ta yaşamını yitirenleri birer istatistik olarak değil hikâyeleri olan insanlar olarak analım, savaşın acısına yönelik yabancılaşmayı ortadan kaldırmaya çalışalım dedik. Bunu yaparken sanatın ve estetiğin gücünden faydalanmayı öncelikli olarak benimsedik. Dolayısıyla konserlerden tiyatrolara, karikatür sergilerinden heykel atölyesine, karagözden kukla tiyatrosuna, atlıkarıncaya, jönglörlere, palyaçolara ve tahtabacaklara kadar rengârenk bir çeşitlilikte ama en temel insan hakkının yaşama hakkı olduğu gerçeğini cesaretle savunan ve işgalci güçlerin yüzbinlerce insanın yaşamına mal olan Orta Doğu politikalarına kararlılıkla karşı çıkan bir Barış Panayırı bekliyor.
Panayırda Barışın Bir Rengi de Hangar....
Bedenimizle ruhumuz başka yönlere gitmesin diye direniyoruz çoğu kez kentlerde. Yaşamadığımız bazı kentlerdeyse yok ediliyor beden ve ruh bütünlüğü. Durmaksızın devam eden işgaller altında yön bile seçemiyor bazen beden ve ruh kendine.
Baksan gri, dokunsan şiddet bürünüyor etraf, şimdi hepimizin gözleri aynı yöne bakıyor ve dilleri aynı kelime için dönüyor " Barış". Şimdi tüm bedenler ve ruhlar barışıyor diğerleriyle.
Kentte panayır kuruldu, mekanı yüreklerimiz olan. İçinde etten, kemikten, sevgiden, barıştan sesler uçuştu tüm işgal görmüş dünya kentlerine ulaşan… Güçlendi seslerimiz işgalin karşısında ve yeni bir beden bularak barış ruhuyla…
Bir cümbüşün, barış panayırının renklerinden biri oldu Hangar…
Bedenler barışı anlatan cümleler kurdu, eller barış için vurdu darbukaya, tefe, zile, bendire…
|
|
| Son Güncelleme ( Pazartesi, 14 Temmuz 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|