Atölyeler
Pembe Ev Gençlik ve Doğa Kampı’nda Hangar Ritm Atölyesi17 Mayıs 2009
Bu sene dördüncüsü gerçekleşen Pembe Ev Gençlik ve Doğa Kampı birlikte yaşam, toplumsal barış ve farklılıklarla bir arada olmak için gençleri Şile'de buluşturdu. Drama, ritm, poi, müzik, dans ve grafiti gibi etkinliklerin yapıldığı dört günlük kampta Hangar Sanat Derneği'ne de bir ritim atölyesi gerçekleştirdi.
Ekolojik Karnaval’da Hangar Ritm Atölyesi
13-17 Nisan 2009
Hangar Sanat Derneği, “Marul”lar tarafından 13 – 17 Nisan tarihleri arasında Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlen sürdürülebilir yaşam konulu Ekolojik Karnaval’a katıldı.
Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü(BUSOS) bünyesinde bir buçuk yıldır çalışmalarını sürdürmekte olan “Marul” takımı bu yıl ilk kez 13 – 17 Nisan tarihleri arasında sürdürülebilir yaşam konulu “Ekolojik Karnaval”ı düzenledi. Karnaval, 13 Nisan Pazartesi günü 17:00’de Kuzey Kampüs’ten başlayıp Güney Meydan’a kadar süren karnaval yürüyüşü ile başladı ve tüm hafta boyunca çeşitli etkinliklerle devam etti.
Hangar Çalgıcıları ise etkinlik süresince iki atölye düzenledi. 14 Nisan Salı günü bir atölye çalışması düzenleyerek etraftan topladıkları kullanılmayan malzemelerle çöplerden çalgı üretti. Hangar Çalgıcıları’nın katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Salı günkü atölyede üretilen çalgılar kullanılacak.
1 Aralık Dünya AİDS Günü’nde Hangar Ritm Atölyesi
1 Aralık 2008
Hangar Sanat Derneğ, 1 Aralık Dünya AİDS günü nedeniyle Taksim’de düzenlenen etkinliklere bir ritim atölyesi yaparak destek verdi.
1 Aralık Dünya AİDS’le Mücadele Günü dolaysıyla AIDS/HIV Pozitif’le mücadele dernekleri Ankara ve İstanbul’da sokağa çıktı. Pozitif Yaşam Derneği (PYD) gönüllüleri Beyoğlu, Tünel'de basın toplantısından dilek ağacına dilek asmaya, ritim atölyesine, yürüyüşe, yaklaşık 100 kişinin katılımıyla bir dizi etkinlik gerçekleştirerek HIV pozitif'e dikkat çekti. Etkinlik sırasında Samba İstanbul Grubu'nun sokak gösterilerinin yanı sıra kurulan stantlarda HIV+ bilgilendirici fasikülleri dağıtıldı. Aralarında Mehmet Ali Alabora, Murat Daltaban gibi isimlerin de olduğu sanatçılar dilek ağacına dilek kartlarını astılar. Dilek ağacına asılan kartlardan bazılarında "En fenası beyinlerin HIV pozitif olmasıdır", "El ele bilinçlenmeye", "Ayrımcılıklar son bulsun", "Önyargılar kırılsın", "Umutlar hiç tükenmesin" yazıldı. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Programı Ağustos ayında açıkladığı raporda AIDS salgınının halen yüksek seviyede bulunduğu ve Afrika’da birincil ölüm sebebi olduğunu belirtmişti. Raporda seksüel davranış biçimleri/ alışkanlıklarla HIV enfeksiyonlarındaki düşüş arasındaki bağlantıya da yer verilmişti. Rapora göre, AIDS salgınından en ağır biçimde etkilenen ülkelerdeki çok eşli gençlerde prezervatif kullanımı giderek artarken, gençler cinsel ilişkiye girmeden önce daha fazla bekliyorlar. Raporda yer verilen bir başka önemli görüş de AİDS'in uzun vadeli bir sorun olduğu ve çözümü için uygulanacak yaptırımların bilimsel kanıtlara, insan haklarına ve ciddi bir finansal desteğe dayandırılmadan istenen sonucun elde edilemeyeceğiydi.
Kaynak: www.bianet.orgÇocuk Hakları Şenliği’nde Hangar Resim ve Kolaj Atölyeleri
20 Kasım 2008
İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇoÇA) tarafından ikincisi 20 Kasım 2008 ‘de düzenlenen "Çocuk Hakları Şenliği"ne Hangar Sanar Derneği de destek verdi.
Eyüp ve çevresindeki okullardan gelen 9- 15 yaş arası 250 çocuğun katılımıyla gerçekleşen şenliğe Santralistanbul ev sahipliği yaptı. Çocuk Çalışmaları Birimi'nin bir projesi olan 20 Kasım Çocuk Hakları Şenliği’nde çocuklar unutamayacakları bir gün yaşadı. Çeşitli atölyelerin ve gösterilerin yapıldığı şenlikte amaç; çocukların farkındalıklarını arttırmak ve sosyalleşmelerine zemin hazırlamak. Çocukların katılımıyla gerçekleştirilen 12 atölyeden ikisini Hangar Sanat Derneği üstlendi. Ferit Poyraz ve Barış Demirel kolaylaştırıcılığında yapılan Resim ve Kolâj Atölyeleri'nin amacı; çocukların hayal güçlerini sergilemeleri ve özgür bir platformda kendilerini ifade etmelerini sağlamaktı.
Çocuk Çalışmaları Birimi tüm çocukların toplumda eşit olarak var olabilmelerine katkı sağlamak için çocuk hakları üzerine eğitim modelleri üretiyor ve yaygınlaştırıyor. ÇOÇA bu doğrultuda çocukların yanı sıra aileleri, öğretmenleri ve çocuklarla çalışan kurumları güçlendirmeyi amaçlıyor. Yaptığı tüm çalışmaları çocukların katılımıyla gerçekleştiren ÇOÇA, aynı zamanda araştırma ve savunu çalışmaları yaparak, Türkiye'nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi doğrultusunda çocuk alanında geliştirilen politikaların gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyor. (http://cocukcalismalari.bilgi.edu.tr/index.asp )
Koç Vakfı Ritim Etkinliği
13 Eylül ve 20 Eylül 2008
13 Eylül ve 20 Eylül 2008 tarihlerinde Vehbi Koç Vakfı’nın yürüttüğü Meslek Lisesi Memleket Meselesi" projesi kapsamında Bayramoğlu Yapı Kredi Tesislerinde ritim atölyesi yapıldı.
Özürlüler Gününde Hangar Ritm Atölyesi
3 Aralık 2007
Fiziksel Engelliler Federasyonu’nun koordine ettiği Maksimum Sokaktayız kampanyası kapsamında Taksim Meydanı'nda 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kutlandı. Başta Türkiye Sakatlar Derneği üyeleri olmak üzere, bir çok engelli derneği Taksim Meydanı'ndaki basın açıklamasına kitlesel olarak katıldılar. Balonların, düdüklerin, döviz ve pankartların bir şenlik alanına çevirdiği Taksim Meydanı'nda en büyük ilgiyi davullardan, trampetlerden, darbukalardan oluşan ritim ekibi oluşturdu. Hangar, katılımcıları engellilerden oluşan bir ritim atölyesi düzenleyerek güne destek verdi. Engelliler, Hangar perküsyon çalıştırıcısının yönlendirmeleriyle bu enstrümanların başına geçerek doğaçlama müzik yaptıklar.
Çocuk Hakları Günü’nde Hangar Ritm Atölyesi
20 Kasım 2007
İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi ilk etkinliğini Dünya Çocuk Hakları günü olan 20 Kasım’da Santral istanbul kampüsünde gerçekleştirdi. Etkinliğe Eyüp çevresindeki 5 farklı ilköğretim okulu’ndan yaklaşık 120 öğrenci katıldı. Etkinliğin amacı, Eyüp civarındaki ilköğretim öğrencilerine Çocuk Hakları gününde sosyal ve kültürel gelişimlerini sağlayacak aktiviteler gerçekleştirerek, yeni kurulan birimin ileride bu okullarda büyük çaplı projelerine önayak olmak ve zemin hazırlamaktı. Etkinlik üniversite civarındaki çocuklarla birimde çalışan gönüllülerin bir araya getirdi. Şenlikte yapılan atölyelerin bazıları şöyle: Doğa Atölyesi, Yaratıcı Öykü Yazarlığı Atölyesi, Afiş-Poster Atölyesi, Çocuk Hakları Atölyesi, Sanat Atölyesi, Cam ve Seramik Atölyesi, Enerji müzesi turu ve Ritm Atölyesi. Hangar Sanat Derneği ritm atölyesinin gerçekleştirilmesine destek vererek şenlikte yer aldı.
Boğaziçi Üniversitesi STK Tanıtım Günlerinde Ritm Atölyesi
8-9-10 Mayıs 2007
Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmet Kulübü (BUSOS), sivil toplum kuruluşlarını Boğaziçi Üniversitesi'nde öğrencilerle buluşturmak için 8-9-10 Mayıs tarihlerinde STK Tanıtım günleri düzenledi. STK tanıtımlarında 3 gün boyunca 5'er STK olmak üzere toplam 15 STK katıldı. Hangar Sanat Derneği, 9 Mayıs 2007 çarşamba günü kurduğu standla öğrencilerle buluştu ve yeni Hangar Çalgıcıları ile ritm atölyesi gerçekleştirdi.
40 Gün 40 Gece Sulukule Platformu Etkinliklerinde Ritm Atölyesi
24 Nisan 2007
Sulukule bölgesindeki yıkıma dikkat çekmek için bir çok sanatçı ve destekçi kişi ve kuruluş bir araya gelerek 40 Gün 40 Gece Sulukule Platfromunu oluşturdu ve bu platform çatısı altında yapılan bir çok toplantı ve çalışma sonucu 24 Nisan 2006’da başlayan bir dizi etkinliğin yapılmasında karar verildi. Hangar Sanat Derneği de bu çalışmalara aktif olarak katıldı. Sulukule’de yaşayan herkes tarihi Sulukule'nin canlandırılmasını İstanbul'un kültür ve eğlence hayatına katkıda bulunmasını istiyordu ancak; bin yıllık tarihlerini bırakıp giderek değil, birlikte alternatif proje üreterek. İşte tüm bu nedenlerle, Sulukuleliler'in katılımını öngören, fikirlerini, ihtiyaçlarını dikkate alan katılımcı bir kentsel planlama yaklaşımı için; Sulukule halkının hatıralarının, ninelerinin, dedelerinin ve tüm atalarının mezarlarının bulunduğu semtte kalmaları için, İstanbul'u İstanbul yapan değerlerin, özgün ve farklı sosyo-kültürel yapıların sürdürülmesi ve geliştirilebilmesi için; yerel gerçekliği güçlendirmek ve görünür kılmak için; bölgeyle ilgili tüm paydaşlara, bölge halkının da içinde olabileceği yaratıcı ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonu çizebilmek için, pozitif bir yaklaşımla Sulukule'ye teğet geçen tüm alan ve konuların ele alınabilmesi için Sulukuleliler, sivil toplum kuruluşları, sanatçılar, müzisyenler, mimarlar, sosyologlar, şehir plancıları, akademisyenler, gönüllüler, İstanbul'da bir şeylerin değişmesi için harekete geçti.
Yıkıma çok az kala Sulukule'ye ve Sulukuleliler'e desteğin arttırılması için "40 Gün 40 Gece Sulukule" adı altında bir dizi etkinlik düzenlendi. Hangar Sanat Derneği, 1000 yıllık bir geçmişi olan Neslişah ve Hatice Sultan Mahallesinin yıkılmasına ve burada yaşayan Romanların yerlerinden edilmesine karşı Sulukulelilerle ortak bir duruş sergilemek için 24 Mart’ta Sulukule’deydi. 40 Gün 40 Gece Sulukule Etkinliklerinin bu açılış gününde Hangar Çalgıcıları Sulukule için Sulukulelilerle çaldı. Hangar Çalgıcıları, üyelerinin ve gruptaki görev dağılımının sürekli değişti bir ritm grubudur. Müziğin kalpleri vurma ve insanları bütünleştirme özelliği sayesinde Sulukuleliler ile Sulukuleyi belki ilk kez ziyaret eden kişiler aynı grubun bir parçası haline geldi; perküsyonu hiç bilmeyenlerle ustalar aynı ritmi tutturmanın keyfini yaşadılar.
Birbirini tanımayan, farklı kültür ve çevrelerden gelen şenlik katılımcıları çeşitli enstrümanları kullanarak yıkıma karşı ortak bir ses yarattılar. Böylece içeride ve dışarıda, oradan veya buradan olmanın farkı ortadan kalktı; bir kültürün yerinden edilmesine karşı tüm eller söyleyeceklerini söylediler. Bin yıllık gelenek bozulmadı; darbukanın ritmi ile bir atan yüreklerin mahallesi Sulukule’de duyulması ve hiç bitmemesi gereken sesler yankılandı.
Sulukule’de yıkım gerçekleştiğinde sadece İstanbul’un en önemli renklerinden biri tarihe karışmakla kalmayacak, bu bölgenin sakinleri köklerinden, alıştıkları, bildikleri yaşam alanlarından da koparılmış olacaktı. Sulukule’deki yıkım kararı sadece bu bölgede yaşayan kişileri kapsayan bir düzenleme getirmeyeceğini; bunun İstanbul’un tamamını ilgilendiren ve kentsel ölçekte ele alınması gereken bir konu olduğunu düşündük. Bu yüzden uygulamaya konulan kentsel yenileme projeleri sadece fiziksel bir dönüşüm olarak algılanmamalı, yaşam alanlarının sosyo-kültürel yapısının korunması ve geliştirilmesi üzerine odaklanmalıdır; yıkımı ve yok oluşu değil, sürdürülebilirliği, katılımcılığı, çevreyle uyumlu yaşam biçimini getirmelidir. Kentler insanların yaşadığı alanlar olarak kamuya aittir ve kamusal alan üzerindeki kararların kentin yaşayanları ile birlikte alınması gerekir.
Hangar Sanat Derneği olarak kamusal alanın kullanımı üzerindeki hiyerarşilerin ortadan kalkmasını istiyor ve halkın ihtiyaçları, beklentileri ve isteklerini içine alan, karar alma süreçlerine kentlilerin katılımını sağlayan kamusal projeleri destekliyoruz.
Barış Panayırı’nda Hangar Atölyeleri
9-11 Mart 2006
2003 yılından bu yana Irak'ta yaşanan savaş ve işgale karşı kampanya yürüten Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (KüreselBAK), aralarında Mimarlar Odası, Makine Mühendisleri Odası, Diş Hekimleri Odası, Karşı Sanat, Birgün Gazetesi, Açık Radyo, Yaşam Radyo, Leman Dergisi, Yeşiller, Greenpeace, Müjdat Gezen Sanat Merkezi, Toplum Gönüllüleri Vakfı, Kadıköy Kent Konseyi, Hangar Sanat Derneği gibi çok çeşitli oluşumların bulunduğu geniş bir düzenleyici grubuyla birlikte 9-10-11 Mart tarihlerinde Kadıköy İskele Meydanı'nda kurulan çadırda Barış Panayırı düzenledi. Panayırın amacı savaşın ne olduğunu insani duyguları sömürmeden, şiddeti dışlayarak ama insanların, kentlerin, kültürel dokunun ve yenilenemez bir tarihsel mirasın yok oluşuna dikkat çekerek anlatabilmekti.
Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu panayırın ana temasını ve yapılış amacını şöyle özetliyor: ”Bu sene, Barış Panayırı'na bir üst başlık belirlemeye, "Bağdat-İstanbul" başlığıyla iki kent arasında bir köprü kurmaya karar verdik. İşgal öncesi ve sonrası Bağdat'ın nasıl bir yer olduğunu anlatalım, İstanbul benzer biçimde işgal edilse ne olurdu sorusunu zihinlere taşıyalım, Irak'ta yaşamını yitirenleri birer istatistik olarak değil hikâyeleri olan insanlar olarak analım, savaşın acısına yönelik yabancılaşmayı ortadan kaldırmaya çalışalım dedik. Bunu yaparken sanatın ve estetiğin gücünden faydalanmayı öncelikli olarak benimsedik. Dolayısıyla konserlerden tiyatrolara, karikatür sergilerinden heykel atölyesine, karagözden kukla tiyatrosuna, atlıkarıncaya, jönglörlere, palyaçolara ve tahtabacaklara kadar rengârenk bir çeşitlilikte ama en temel insan hakkının yaşama hakkı olduğu gerçeğini cesaretle savunan ve işgalci güçlerin yüzbinlerce insanın yaşamına mal olan Orta Doğu politikalarına kararlılıkla karşı çıkan bir Barış Panayırı bekliyor.”
Panayırda barışın bir rengi de Hangar oldu. Bedenler barışı anlatan cümleler kurdu, eller barış için vurdu darbukaya, tefe, zile, bendire. Böylece panayırda Hangar bir ritim atölyesi gerçekleştirmiş oldu. Atölyenin kolaylaştırıcılığını Gevende müzik topluluğunun davulcusu Gökçe Gürçay yaptı. Hangar ayrıca Yersiz Oyuncular Tiyatro topluluğumu panayıra davet ederek izleyicilerin katılımıyla doğaçlama bir oyun sergilemelerini sağladı. Hangar Sanat Derneği’nin üyeleri panayırda top ve poi çevirme vb. şekillerde jonglörlük yaptılar ve Kadıköylülerin ilgisin çekerek panayıra dahil olmalarına ve böylece panayırın daha katılımcı olmasına çalıştılar.
Gepgenç Festival’de Hangar Atölyeleri
5-10 Aralık 2006
İstanbul Bilgi Üniversitesi Gençlik Birimi, gençlik çalışmaları alanında yer alan kişi ve kurumların biraraya gelerek, ortak konuları tartışacakları, somut örnekleri paylaşacakları, yeni fikir geliştirecekleri ve bu tartışmaları gençlik politikaları düzlemine taşıyacakları bir platformak oluşturmak amacıyla 5-10 Aralık 2006 tarihleri arasında Gepgenç isimli bir festival düzenledi. Derneğimiz bu festivale üç atölye çalışması ile katıldı; festival boyunca fuar alanında stant açılarak derneğimizin tanıtımı yapıldı.
Kolaj Atölyesi: İlk atölyede kolaj çalışması yapıldı. Atölyenin kolaylaştırıcısı olan genç sanatçı Serhat Filiz, katılımcılara kolaj hakkında bilgi verip, malzemelerin nasıl kullanılacağını anlattı. Katılımcılar gazete ve dergi parçaları, meyve kabukları, yaprak, ip, kumaş parçaları, boya, plastik ve ahşap parçalar, tuvalet kağıdı, poşet, ayna, bakliyat v.s oluşan doğal malzemelerle çalıştılar. Katılımcıların tek, ikili ve grup halinde yarattıkları kolaj çalışmasında sosyal bütünlük ve birliktelik hakimdi. Birbirleriyle tamamen zıt malzemelerin, farklı kültür ve alt yapılardan gelen insanların elinde şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıkardı. Yapıştırma olarak da bilinen bu kelimeyle katılımcılar kartonların üzerine kendi ruh hallerini ve bakış açılarını eklediler. Sosyal olaylar, dünya meseleleri, sevgi, aşk... Katılımcılardan bir grup gazete ve dergilerden kestikleri parçaları tablo şeklinde birleştirip kullanmayı tercih ederken, diğer bir grup ise doğal malzemelerle boyaları ve bazı figürleri bir araya getirdiler. Malzemeler insanın iç dünyasını, hayallerini görünebilir bir hale getirdi. İlgisiz görünen tüm nesnelerin kendi yapı ve kimliklerini koruyarak, zıtlık yığınlarının biraraya geldiklerinde oluşturdukları görüntü, geleneksel bir duruşa yapılan kışkırtıcı bir eylem olarak karşımıza çıktı. Hangar Sanat Derneği'nin sanatla ve kültürle toplumsal değişim yaratmaktan kastı tam da budur. Yapılan bu çalışma iletişimi güçlendirmek için etkili ve başarılı bir yol olmuştur. Atölye, festivalin ana teması olan “Herkes Farklı, Herkes Eşit” sloganı ve sahip çıktığı değerleri vurgulamış oldu.
Yeni Toplumsal Hareketlerde Sanatın Yeri Atölyesi: Bu atölyede dünyanın farklı yerlerinde ortaya çıkan yeni sosyal hareketler ve bu kapsamda çeşitli konulara yönelik yapılan sosyal eylemler, video ve fotoğraf gösterimi ile katılımcılara sunuldu. Sunum sırasında yeni toplumsal hareketlerin ortaya çıkışı, geleneksel toplumsal hareketlerden farklı yönleri, güncel sanat pratiklerinin sosyal eylemlerde kullanımı ile örnekler üzerinden bilgi verildi. Atölye kolaylaştırıcılarının sunumlarından sonra katılımcılar yeni sosyal hareketlerin Türkiye'deki açılımları hakkında tartıştılar. Atölyede böyle bir konunun ele alınmasının nedeni Hangar Sanat Derneği'nin sanat ile sosyal eylemleri gerçekleştireceği etkinlikler ve çalışmalar ile birleştirmeyi ve sosyo-kültürel alanlardaki güncel gelişmelere sanat yoluyla karşılık vermeyi hedeflenmesidir. Yeni toplumsal hareketler, 1960'li yıllarda bir dalga olarak yükselmiş ve günümüze ulaşmıştır. Batı'da ortaya çıkan yeni toplumsal hareketler, özerkliğe, katılıma ve doğrudan eyleme dayalı olarak gelişmiştir. Yeni toplumsal hareketlerin temel istemleri daha demokratik, daha eşit bir dünya idealine dönük olmuştur. Bu özlemleri gerçekleştirmek için farklı araçlarla bilinçli bir mücadele yürütülmüştür. Yeni toplumsal hareketler parti örgütlenmesini ve politik iktidarı ele geçirme perspektifini bilinçli olarak reddetmişlerdir. Yeni toplumsal hareketler, geleneksel toplumsal hareketlerin önemsemedikleri ya da yok saydıkları, doğrudan doğruya emek-sermaye çelişkisinden kaynaklanmayan çelişkilerden hareket ettiler. Bu çelişkiler, toplumsal cinsiyet, kuşak, etnik kimlik, ırk, cinsellik talepleriyle içeriklendirilmiş statü gruplarını doğurdu ve hakim statü gruplarına karşı, sınıfsal kimlikleri geri planda bırakarak, söz konusu taleplerin şekillendirdiği özgül kimlikleri öne çıkardı. Bu nedenle Hangar Sanat Derneği olarak daha katılımcı, demokratik ve eşit bir dünya için ve özgül kimliklerimizi yaşayabilmek için faaliyetlerimizde sanat ile sosyal eylemleri birleştirmek istiyoruz.
Ritim Atölyesi ile Eylem Provası: Gepgenc festival'de Hangar Sanat Derneği’nin yaptığı üçüncü atölye çalışması Ritim Atölyesi ile Eylem Provası oldu. Atölyenin amacı; kolaj çalışmasının ve Toplumsal Hareketlerde Sanatın Yeri konulu atölyenin içeriklerini tamamlayan bir çalışma yapmaktı. Birbirini tanımayan, farklı kültürlerden gelen bir grup atölye katılımcısı ile birlikte bir eylem provası yapmak ve bir eylemde hep birlikte ses çıkarabilmek düşüncesi ile yapılan bu atölye geniş bir katılım ile amacına ulaştı. Çünkü içeride ve dışarıda olma farkını ortadan kaldırdı. Bir bütün olmak ve o bütünden çıkan sesi kendinden bilmek, o sese ait olmak ve o sese güvenmek, alanın içinde alana dair bir parça olmanın doğru bir yolu Hangar'da olmak. Atölyenin kolaylaştırıcılığını Semaver Kumpanya Tiyatrosu kadrosundan Sibel Altan yaptı. Enstrüman olarak variller, zilli tefler, bendir, el yapımı marakaslar, tencere, çeşitli büyüklüklerde sopalar ve daha birçok alet kullandık. Atölyenin tamamını video kamera ile görüntülendi. Katılımcılar Hangar'la tanışmaktan mutlu olduklarını ve başka çalışmalarında da yer almak istediklerini belirtiler.